• Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

    Get Adobe Flash player

 
Haberler
Türkiye Kurumsal İletişim Derneği Genel Sekreteri Güray Karacar ile söyleşi (Nisan 2015)

Değerli BEYSAD Okurları;

Uzun zamandır gündemimizde olan ancak kısa süre önce tanışma fırsatı bulabildiğimiz Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği gerçekten tanınmaya ve yaptıklarından faydalanılmaya değer bir sivil toplum örgütü… Bizim kendilerini ziyaretimizin ardından bir toplantı da BEYSAD’da yapabilme fırsatı bulduk ve bu değerli kurumu Genel Sekreteri Sayın Güray Karacar aracılığı ile sizlere duyurmanın faydalı olduğunu düşündük. Kıymetli zamanlarını bizlere ayırdıkları için kendilerine teşekkür ederiz.

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin kuruluşuna, faaliyetlerine ve üyelerine ilişkin kısa bir bilgilendirme alabilir miyiz?
Kurumsal yönetim anlayışının gelişmesine yönelik çalışmalar 1999 yılında, birçoğu Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin kurucuları arasında bulunan, TUSIAD Kurumsal Yönetim Çalışma Grubu’nun faaliyetleri ile başlamıştır. Çalışma grubu ülkemize özgü “En iyi uygulama kodu”nu 2001 yılında faydaya sunmuş, ardından Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim İlkeleri 2003 yılında yayımlanmıştır. Aynı yıl Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği kurulmuştur.

Halka açık şirketlere yönelik bir prensip ve uygulamalar bütünü olarak gündeme giren kurumsal yönetim, Türkiye gibi konsantre mülkiyet yapısına sahip ekonomilerde aile şirketlerine yönelik önemli bir anlayışı tesis etmektedir. Bu anlayışın ülkemizde tanınmasına ve gelişmesine katkıda bulunmak, en iyi uygulamalarıyla hayata geçirilmesini sağlamak amacıyla 2003 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmekte olan Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD), şirketlerin yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerine, kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda artan sorumluluklarıyla ilgili bakış açısı kazandırmak, yönetim kurulu hedeflerinin belirlenmesi, hedefler doğrultusunda çalışmalarına devam etmektedir. TKYD’nin şu an Türkiye’nin seçkin kurumlarının yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerinden oluşan 700’ü aşkın bireysel ve kurumsal yönetim konusunda öncü kuruluşlardan oluşan 36 kurumsal üyesi bulunmaktadır.

OECD, Dünya Bankası, International Finance Corporation, Center for International Private Enterprise, International Integrated Reporting Council başta olmak üzere geniş bir uluslararası ağ ile yakın işbirlikleri yürütmekte olan TKYD, halka açık şirketlerden aile şirketlerine, ekonomi gazeteciliğinden siyasi partiler, spor kulüplerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazede hazırladığı rehber yayınlar ve araç setleri ile uygulayıcılara yardımcı olabilmeyi hedeflemektedir.

Kurumsallaşma nedir? Bu konunun bir reçetesi var mı?
Kurumsallaşma ve kurumsal yönetim sıklıkla karıştırılan kavramlar.

Kurumsallaşmadan anlaşılması gereken, devamlılığı belli kişilerin varlığına bağlı olmayan bir ‘sistem’ oluşturmaktır. Her sistemde olduğu gibi kurumsal bir yapıda da sistemin farklı unsurlarının birbiri ile ve sistemin bütünü ile ilişkisinin belirlenmesi, farklı rollerin ve görevlerin tanımlanması sağlıklı bir işleyiş kurulması için zorunludur.

Kurumsallaşma kavramından söz edildiğinde, genelde “şirket” kavramı üzerinde yoğunlaşıldığı görülmektedir. Ancak aile şirketi gibi sistemlerde kurumsallaşma “şirketin kurumsallaşması” ve “aile ilişkilerinin kurumsallaşması” şeklinde iki boyutlu olarak ele alınmalıdır.

Bu açıdan kurumsallaşma ve kurumsal yönetim kavramları arasında bir ayrım geliştirmekte yarar vardır:
Kurumsallaşma,amaçlara uygun bir örgüt yapısı oluşturulması, iş ve görev tanımlarının yazılması, iç yönetmeliklerin oluşturulması, yetki ve sorumlulukların dağıtılarak profesyonel bir yönetime geçilmesi gibi unsurlara işaret eder. Kısaca, operasyonel işlerin daha doğru bir şekilde işlemesini amaçlar.

Kurumsal yönetimise, “sahiplik ve kontrol” unsurlarının devreye girmesiyle anlam kazanır. Aile şirketleri ele alındığında aile anayasası oluşturulması, aile ile yönetim ilişkilerinin belirlenmesi, hissedar olan ve olmayan, yönetimde olan ve olmayan aile bireylerinin çıkarlarının dengelenmesi gibi konulara bir çözüm olarak rol alabilir.

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin çok sayıda ve değerli kaynağı olduğunu görüyoruz. Bu çalışmalara ve sistematiğine ilişkin bilgi verebilir misiniz?
Kurumsal yönetim uluslararası literatürde ciddi bir içeriğe sahip, çok kıymetli yayın ve rehberler ile sürekli kendini yenileyen, yeni uygulamalar geliştiren bir alan. Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği olarak bu çalışmaları yakından takip etmek ile birlikte Türkçeye çevirerek dağıtmak gibi bir yola gitmemeyi tercih ettik. Dağınık hisse yapısına sahip anglo-saxon ekonomilerdeki uygulamaların konsantre mülkiyet yapısına sahip ülkelerde geçerli bir çözüm oluşturmasını beklemek doğru olmayabilir.

Yüksek sayıda üyemizin aktif katılımlarıyla faaliyet gösteren çalışma gruplarımız bu konuda en büyük şansımız. Çalışma grupları bir yandan yönetim kuruluna öneriler geliştirirken diğer yandan hazırladıkları rehber yayınlar ve araçlar ile uygulayıcılara önemli destek sağlıyorlar. Sermaye piyasası kuruluşlarına yönelik rehberlerin yanı sıra, aile şirketleri, sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri yönetimlerine yardımcı olacak çalışmalar faydaya sunulmuş durumda. Önemli bir paydaşımız olan ekonomi gazetecilerine yönelik rehber çalışmalar bu mesleği yapan profesyonellere kurumsal yönetime dair konuları aktarmak amacıyla yer alıyor. İçinde bulunduğumuz süreçte rehber yayınlar ile önerilen uygulamaları hayata geçirmeye yardımcı olacak araçları hazırlamaktayız.

Bölgemizde bulunan yedi ülke kuruluşuyla oluşturduğumuz ve liderlik etmekte olduğumuz bir ağ tarafından “e-kütüphane” uygulamamızı hizmete soktuk. 3 farklı dilde hizmet veren uygulama mobil cihazlardan da bilgiyi sürekli erişilebilir kılmayı hedefliyor.

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin çok zengin bir eğitim programı olduğunu gördük, bunun hakkında bilgi verebilir misiniz? 
Öncelikle, TKYD olarak amacımız hem üyelerimizin hem bizi takip edenlerin gündemi yakalamalarını sağlamak; bu amaçla eğitim programlarımızı hazırlarken gündemi ve üyelerimizin ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyoruz. Hazırladığımız eğitim programları dernek bünyesinde yer alan uzmanlık ve deneyimi, üye olmayanlar yani tüm sektör profesyonelleri ve araştırmacıların da faydasına sunmak adına büyük önem taşıyor. Çoğunluğunu dernek üyelerimizin oluşturduğu katılımcılar hem iş ağlarını genişletirken hem de her buluşmada bilgilerini tazeliyor ve artırıyor. Halka açık şirketlerin personeline yönelik eğitim programlarının yanı sıra Türk ekonomisinin temel taşı olan aile şirketlerine yönelik olarak Hissedarlar için Yönetim Kurulu Üyesi İhtisas Programı, Aile Anayasası Çalıştayı gibi özel programlarımız da bulunmakta.

Sadece kuruluşunuza ait yayın organınız bulunuyor mu? Kimlere ulaştırılıyor?
2008 yılından beri alanında tek olan Kurumsal Yönetim Dergisi’ni çıkarıyoruz ve tüm üyelerimize gönderiyoruz. Dergi üç ayda bir yayımlanıyor. Kurumsal Yönetim Dergisi’nin tüm sayılarına internet sitemizden, Apple Store ve Google Play uygulamalarından ücretsiz olarak ulaşmanız mümkün.

Hangi kurumlarla birlikte çalışmalar yapıyorsunuz, hangi kurumlar olacağına nasıl karar veriliyor?
İş dünyası örgütleri ile ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştirmekte olduğumuz işbirlikleri ve bilgi ağı en güçlü olduğumuz alanı işaret ediyor. Kurumsal yönetimin yanı sıra sürdürülebilirlik, etik, iç denetim, risk gibi kavramları yaymaya çalışan kuruluşlar ile somut işbirlikleri geliştiriyoruz.

Derneğinize bağlı şubeler var mı?
Bir şubeleşme yolunu seçmedik ancak Anadolu’nun 17 ilinde gerçekleştirdiğimiz seminerler ve eğitim programlarında başta Ticaret ve Sanayi Odaları olmak üzere o illerin iş dünyası örgütleri önemli bir paydaşımız olarak yer almakta.

Geleneksel olarak yapmış olduğunuz faaliyetleriniz var mı?
Her yıl Ocak ayında, Kurumsal yönetim alanında Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen isimlerinin konuşmacı ve katılımcı olarak katıldığı Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvelerini gerçekleştiriyoruz. Bu yıl dokuzuncusunu gerçekleştireceğimiz Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi, hem panellerin konu başlıkları hem seçilen konuşmacılar hem de Kurumsal Yönetim Ödülleri açısındaniş dünyasının merakla beklediği bir etkinlik.

Bunun yanı sıra 2005 yılından beri Anadolu’nun çeşitli illerinde Kurumsal Yönetim Seminerleri düzenliyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 39 ili ziyaret ettik,  sayısı 1800’e yaklaşan üst düzey yöneticiler ile biraraya geldik.

Derneğinize üyelik kabul şartları nelerdir?
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nde iki tür üyelik mevcut; Bireysel ve Kurumsal üyelik. Üyelik kabul şartları için TKYD internet sitesini (www.tkyd.org) inceleyebilirsiniz. Bireysel üyelik koşullarının oldukça uygun tutulmasında amaç Anadolu illerindeki iş dünyası insanlarının ve KOBİ büyüklüğündeki kuruluşların üye olarak aramıza katılabilmelerine yol açmak. Bu şekilde daha geniş bir üye ağına erişebilmek en büyük hedefimiz.

Türkiye’deki aile şirketlerinin kurumsallaşma haritası hakkında bilgi alabilir miyiz?
Türkiye’de aile şirketlerinin sayısı göz önüne alındığında kurumsal yönetimin önemi açıkça anlaşılabilir. Yapılan araştırmalar aile şirketlerinin ikinci kuşağa geçişlerinde hayatta kalma oranlarının %30 olduğunu, üçüncü kuşağa geçişlerinde ise bu oranın %10’lara indiğini göstermektedir. Benzer ekonomiler incelendiğinde, İtalya’da şirket ortalama ömrünün yüz yılın üzerinde olduğu görülmektedir. Bu oranın iyileştirilmesi şirketlerin ikinci kuşağa geçişlerde aile bireyleri için belirli kriterleri ortaya koymaları ve işletme içerisinde görev alacak kişileri bu kriterleri sağlayan aile üyeleri içerisinden seçmeleri ile mümkün olmaktadır. Bu sürecin başarıyla gerçekleşmesi için Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin uygulanması gerekmektedir.

Ülkemizde aile şirketlerinin gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde ulaşamamasının bazı basit sebepleri vardır. Öncelikle liderin kontrolü kaybetme kaygısı önemli bir engel teşkil etmektedir. Ayrıca, aile ile iş kavramlarının birbiri içine fazlaca girmiş olması önemli bir sorun olabilmektedir.  Kurumsal yönetimin, şirketlerin uzun vadeli performansı ve dolayısıyla ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği açısından öneminin bu anlamda kritik olduğunu düşünmekteyiz.

Sermaye ve borç niteliğinde fon sağlayan yatırımcılar iyi yönetilen şirketleri ödüllendiren bir anlayışı hakim kılmalıdır. Ülkemizde büyük çoğunluğu oluşturan aile şirketlerinde öncelikle kurumsallaşma yönünde adımlar atılmalıdır. Bu çerçevede, aile ve iş kavramları birbirinden ayrılmalı ve buna yönelik araçlara (aile konseyi, aile anayasası) işlerlik kazandırılmalıdır.

Birlikte nasıl bir sinerji oluşturabiliriz; sizler için ne yapabiliriz?
BEYSAD ile çok geç tanıştığımızı ancak kısa zamanda somut birçok işbirliği gerçekleştirebileceğimizi düşünüyoruz. Çok değerli, uluslararası alanda rekabetçi kuruluşlarımızın üyeleri olduğu BEYSAD’da da diğer kuruluşlarımız gibi aile şirketi statüsünde olan şirketlerin bulunması ve bu alanda önemli bir gelişim alanı söz konusu. Bu konuda kendilerine destek olarak uluslararası markaların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilmek bizleri çok mutlu edecektir.  Bundan sonraki süreçte BEYSAD toplantılarına katılım göstererek kurumsal yönetim konusunu gündemlerinde tutmak, onların çabalarında yol gösterici olabilmeyi umut ediyoruz.

    
 
  BEYSAD Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği © 2011 Tasarım: DF