• Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

    Get Adobe Flash player

 
Etkinlikler
Flammasstek Genel Müdürü Turan Nurcan ile Söyleşi (Aralık 2010)

Değerli BEYSAD Okurları, sizleri Derneğimizin yeni üyeleri ile tanıştırmaya devam ediyoruz. Bu sayımızın konuğu Flammasstek firmasının Genel Müdürü Sayın Turan Nurcan… Verdikleri değerli bilgiler ve yaptığımız güzel sohbetin ötesinde röportaj için Dernek Merkezimize gelerek bizleri onurlandırdıkları ve çok değerli zamanlarını bize ayırdıkları için Turan Bey’e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Biz röportajı yaparken hem eğlendik, hem öğrendik. Pozitif enerjisinin sizlere de ulaşması dileklerimizle, sizleri keyifli geçen sohbetimiz ile başbaşa bırakıyoruz.

 Sohbet öncesinde kısa bir bilgi notu ile başlamamızda fayda var.

Flammasstek Firması Almanya’da 5 tane daha farklı grubu bulunan Flamm Holding’e bağlı bir kuruluştur. Tüm grupta toplam 650 çalışan ile yıllık 90 milyon euro ciro sağlanmaktadır ve grubun Türkiye ayağı olan Flammasstek, 150 çalışanı ile BSH Fırın ve Set Üstü Gaz Grup Teknik Montajı, soğutucu ve güneş kolektörü sanayisine roll-bond evaporatör üretimi ile hizmet vermektedir. (ciro: 6 milyon euro) Çerkezköy’de Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan firma, 8700 m2 üretim alanı ile toplam 10.000 m2’de üretim yapmaktadır.

 “Eğitim verip de sonradan benden giden elemanı kayıp olarak görmüyorum. Çünkü o Türkiye’nin sanayisine yapılan bir katkı, bir yatırımdır. Bende çalışmazsa Arçelik de, olmazsa Renault’da çalışacak. İlk tuğlaları ben koyduğum için çok mutluyum. Sanayicilerin de bu konuyu böyle görmeleri lazım.”

 Bize kendinizi biraz anlatır mısınız?

Ben Turan Nurcan. 56 yaşındayım. Evliyim ve 2 çocuğum var. 1973’de Vefa Lisesi’nden mezun olduktan sonra Almanya’da Bochum Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni bitirdim. 20 sene Almanya’da çeşitli sektörlerde, üst düzey yönetici olarak çalıştıktan sonra 1999’da Türkiye’ye döndüm ve Babcock Tekstil Fabrikası’na Genel Müdür olarak geldim.

Ben 1999’da depremin olduğu gün Türkiye’ye geldim. Arkadaşlarımızla gülüşürüz hala; 29 yıl sonra ülkeme döndüm. Dönüşüm ortalığı salladı… (Gülüşmeler)

2003 senesinde Flammasstek ile yollarımız kesişti. Şubat ayında başladığım işimde, iki ay sonra sekizinci yılı bitirmiş olacağım.

Flammasstek firmasına ve yaptığı çalışmalara ilişkin bilgi verir misiniz?

Flammasstek 1998 senesinde Çerkezköy 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde BSH yan sanayisi olarak kurulan bir anonim şirkettir. Flammasstek Teknik Montaj San ve Tic. A.Ş. adındaki şirketimiz Flamm Grubun Almanya’daki 6 şirketinden birisi. Grup şirketlerinin çoğu, Almanya’da BSH grubu ile çalışıyordu. BSH tedarikçisi olarak burada bir ihtiyaç vardı. BSH Profilo ortaklığı gerçekleşmişti. Flam Gruba duyulan güvenle Türkiye’ye gelmemiz istendi ve 1998’de Türkiye’ye ilk yatırım yapıldı. İlk gelişimizde yaptığımız iş şekillendirilmiş metal parça tedariği idi.

Çalışmaya ilk olarak fırın fabrikası için gaz grup montajı yaparak başladık. 1999 senesinde şimdi içinde bulunduğumuz binanın arsası alındı ve 2000 yılında 8700 m2 kapalı üretim alanı olmak üzere, toplam 10.000 m2’de üretim yapılmaya başlandı.

Neden Türkiye?

Şirket olarak BSH’ye bağlılıktan dolayı Türkiye’ye geldik. Kurulma hedefi BSH için büyük presler kullanarak, BSH’nin sac parçalarını üretmekti. Tam bir kalıphane gibi şekillenmiş bir fabrikamız var. Tavanlar yüksek.

Ancak, ne yazık ki Türkiye’nin en sancılı zamanlarına denkgeldi yatırım; 99 depremi, artçıları, ekonomik kriz 1, ekonomik kriz 2, ön seçimler… Bu sıkıntılar olunca Bay Flamminşaat yatırımdan sonra makine yatırımına girmedi ilk etapta. Flammasstek iki arada kaldı bu durumda; bina yapıldı, makine alınmadı… Neyseki gaz grup montajı için farklı makine yatırımına ihtiyaç yoktu. Bu sefer de yüksek tavana ihtiyaç yok, enerji kaybının çok olması gibi nedenlerle sıkıntısını hala çekiyorum ama yine de aynı yerde üretime devam ediyoruz.

Farklı kollarda üretime geçmiş olsak da ilk başladığımız işimizi halen günde 1000 fırın, 1000 tane set üstü ocağın komple gaz gruplamasını yapmak şeklinde sürdürüyoruz. İşimiz, gaz ekipmanlarının bağlanması, elektriğinin bağlanması, bujilerinin takılması, trafolarının komple testlerinin yapılıp, numaralandırılıp, izlenebilir hale sokulduktan sonra BSH’nin direkt hattına indirilmesi şeklinde. Yani just-in-time çalışıyoruz. Bizden çıkan ürünler aynı gün içinde BSH fırın ve setüstü ocaklarına monte ediliyor.

Ben Flammasstek’e ilk geldiğimde yalnızca gaz gruplaması yapılıyordu ve bu şekilde yürünemeyeceği kanaatine vardım. Roll-bond evaporotör üretimine başladık. Roll-bond teknolojisinde, iki alüminyum levha birbirine sıcak haddeleniyor. Yatırımlar yaparak, modernize ederek, otomotize ederek Avrupa’nın en modern makinası konumuna getirdik. Şu anda buzdolabının kalbi denilen gazın dolaştığı levhayı Türkiye’de tek üreten biziz, roll-bond teknolojisi ile yapıyoruz. İtalya’da bunu yapan bir şirket üretimi durdurdu ve benim müşterim oldu. Türkiye’de ise ihtiyacı olan herkese direkt veya indirekt olarak biz veriyoruz.

Roll-bond teknolojik bir üretim sistemi. Avrupa’da bizimle birlikte bu işi yapan 3 fabrika var. İtalya CGA, Slovenya’da Talum ve Türkiye’de de biz varız…

Flammasstek’in organizasyon yapısı nasıldır?

Organizasyon olarak Almanya’daki Flamm gruba bağlıyız. Almanya’da 5 şirketimiz 6 fabrikamız var. Merkez Aachen şehrinde bulunmaktadır. Türkiye Flammasstek Genel Müdürü benim. Yönetim Kurulu üyelerimiz de şirket sahipleri olan Bay ve Bayan Flamm olarak görünüyor.

Kalite; EN ISO 9001:2008 Belgesi ve Çevre; EN ISO 14001:2005 Belgelerine sahibiz.

Almanya’dan grup olarak denetleniyoruz. Bir uyumsuzluk varsa, tüm grup bundan etkileniyor. Avantajı ise dönüşümlü olarak denetleme sözkonusu. 2 senede bir bize geliyorlar. Yurtdışı denetimi bizim için çok önemli. Gerçekten hak ederek alıyoruz. Satışlarımız için olması gereken belgeler olmasa da yine de belgeleri önemsiyoruz. Kendi sistemimiz için uyguluyor ve korumaya çalışıyoruz. Mesela, atığımız yok ama 14001 aldık yine de…

Kişilik olarak titiz bir yapım var, 8 yıl olmasına rağmen çalışanlar beni yeni yeni tanıyorlar… Sürekli, her konuda çalışanlarımı yetiştirmeye çalışıyorum.

İhracat oranları nasıldır, en çok hangi ülkelere ihracat yapılıyor?

BSH’ye yaptığımız fırın gaz gruplaması, nakliyede riskli bir iş olduğu için bunu Türkiye Çerkezköy dışına satmamız çok zor.

Evaporotör: Türkiye’nin bütün talebini karşılıyoruz. Ayrıca 20 farklı ülkeye, ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerine ihracatımız var. Ciromuz içerisinde ihracat payı evaporatör ile yüzde 12…

Ürün gamında üretimin yüzde 38’i BSH fırın ve setüstü gaz grupları ve montajı; Yüzde 50 buzdolabı evaporotör üretimi; geri kalan yüzde 12’si de ihracattır diyebilirim. Niyetim bu üç dilimli pastanın dilimlerini eşitlemek…%30, %30, %30 yapmak. 2014’de bunu yapabileceğimizi tahmin ediyoruz.

Üretim pastamıza 4. bir dilim eklemek istiyoruz. Yenilenebilir enerji, güneş kolektörü…

Aynı roll-bond teknolojisi ile güneş enerjisi sektörüne panel üretmeyi planlıyoruz. Yeni bir sektör, çok önemsiyoruz. Yenilenebilir enerji üretimi olduğu için önemli;

Demirdöküm’ün yeni çıkardığı teknolojik bir güneş kollektörü (sun roll) var; onun sıcak su panellerini üretiyoruz.

Almanya’ya güneş kollektörünün tamamını toplanmış olarak ya da sadece panellerini üretiyoruz.

Güneş enerjisi sektörü dersek; yeni bir sektördür. Bu konuyu bizim teknolojimizle üreten hiçkimse yok. 2-3 sene süre zarfında pastayı 4 parçaya çıkararak, yüzde 100’ün, %25’ini de geri dönüşebilir enerji ürünleri olarak piyasaya sürmek istiyoruz. Bu gruba dahil edebileceğimiz işler;

Güneş enerjisi ve termal ısıtma dediğimiz, şu anda Türkiye’de bilinen sıcak su için güneş panelleri üretebiliyoruz.

Kalorifer tesisatını yine bu paneller vasıtasıyla, ama içinde su dolaşmayarak, soğutucu gaz ve ısı pompaları ile evin ısınması için gerekli panelleri de üretebiliyoruz.

Şu anda İtalya ve Avusturya ile çalıştığımız PV güneş enerjisinden elektrik üreten paneller yapıyoruz. Bu panelleri soğutması için yurtdışına bizim levhalarımızı yolluyoruz. Çünkü PV paneller soğuduğu zaman elektrik üretim verimliliği artıyor. Aşağıya dolaştırdığınız sıvı ile de ısıtma şansınız var. Isı, termal ve elektrik enerjisini birbirine bağlamış oluyorsunuz. Yani co-generation yapıyorsunuz.

Bu enerji işi bizim için yepyeni bir sayfa ve çok peşinde koştuğumuz bir iş. Çok da talep aldığımız bir bölüm. Bu işin ilerisini görüyoruz. Türkiye gibi senelik güneş saati yüksek olan ülkelerde kullanılması gereken teknolojiler çok önemli. Önü açık. Ayrıca, bizim panellerimizin kanal sayısı daha fazla olduğu için Türkiye’de yapılan diğerlerine göre verimliliği daha fazla. Boru ve levha arasında bir bağlantı yok. Hemen iletiliyor. Performansı yüksek.

Türkiye’de en büyük müşteriniz kim?

Elbette en büyük müşterimiz BSH. İlk yatırım aşamasında belli bir fiyat avantajları olacak ise yatırım döneminde destek oluyorlar, ancak belli oranda kendini ispatlamış tedarikçileri için kendi ayaklarınızın üzerinde durmalısınız diyorlar. Yeni kurulduğumuz dönemde, bünyelerindeki eğitim okullarından da eleman eğitimlerimiz için, belli bedelle de olsa faydalandırmışlardı.

Hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?

Beyaz eşya, ev tipi ve ticari buzdolapları; ticari buzdolabı deyince lüks otomobil ve ticari araçların buzdolapları da giriyor.

Tıbbi buzdolapları

Yat, tekne buzdolaplarında levhalarımız var…

Elektrikli arabaların akülerini yaz aylarında soğutan, kış aylarında ısıtan bir panel istendi, onu üreteceğiz.

Tabut soğutması için bile panel istediler. Teknik ressamımız ben çizmem dedi… Türkiye’de bir şirket yapıyor ve hatırı sayılır bir sayı talep ediyor. O da portföyümüz de yer alıyor elbette.

Türkiye’ye geldiğinize değdiğini düşünüyor musunuz?  Türkiye’ye yatırım için farklı firmalara önerilerde bulunuyor musunuz?                                  

Şirket olarak elbette değdi. Ama ilk zamanlarda Türkiye’nin de olumsuz, sıkıntılı dönemlerine denkgeldiğimiz için yatırım öneremiyorduk ama bu dönemlerde Bay Flamm Türkiye’yi yatırım için öneriyor. Türkiye’de üretim yapmak, ülke olarak bazı sıkıntıları aşabilirsek gerçekten çok iyi sonuçlar veriyor.

Ancak çalışan kişilerin eğitimsizliği beni 20 yıl Almanya çalışmasından sonra burada çok zorluyor. Bizim ara sınıfa ihtiyacımız var. Kaynakçı eğitimi, sekreterlik eğitimi, sigorta elemanı eğitimi yok maalesef. Meslek liseleri ile bir yere gelemeyiz.

Türkiye’ye gelen yabancı şirketler olan BSH Çerkezköy ve Bursa Bosch bu eksiği çözmüş durumdalar. Kendi bünyelerinde eğitim okulları var. Talebeleri alıp hem meslek lisesine yolluyorlar hem de kalfalık, ustalık eğitimi veriyorlar. Oradan çıkanların hem bakış açısı hem de kalitesi farklı oluyor.

Türkiye’ye bir yabancı şirket gelecekse ya kendisi böyle okulları kendisi açmalı, ya da hükümetimizin bunları oluşturması gerekli. Ya da derneklerimizin… Bu eğitimdir ve aslında hükümetin görevidir. Buna mecbur etmeli belki de… Yani, senin elemanın 250’yi aştı. Sen yüzde 3 eleman yetiştireceksin, eğiteceksin demiyor. Demesi gerekiyor. Şirketin kurmaya mecbur olduğu bu eğitim bölümünde, üretim içindeki tüm makinelerin olması lazım. Freze tezgahları, taşlama tezgahları olmalı. Hükümet de bu makinalara ya da çalışanların sigorta, vergi vs işlerine teşvik kapsamında olanaklar vermeli. Hükümetin çıkaracağı bir program dahilinde sigorta ve vergi avantajı sağlanmalıdır.

BSH bu işi yapıyor, yüzde 50’sini elinde tutuyor, belki diğerleri Türkiye’nin çeşitli yerlerine dağılıyor. BSH tedarikçisi olarak bize de okullarından faydalanma olanağı verilmişti. Biz de eleman eğitebildik bir bedel karşılığında. Bir talebenin 3 yıl orada eğitim alması, Alman eğitmenlerden sınavla sertifikalandırılmasının o zamanki maliyeti 15 bin euro idi. Bu 18 yaşında bir çocuk, askerliği var, müzisyen olmak isteyeni var. Bir tanesi elimde kaldı. Ama ben hiçbir zaman diğer 2 çocuğu boşa harcanmış zaman ve para olarak görmedim. Çünkü o Türkiye’nin sanayisine yapılan bir katkıdır, yatırımdır. Bende çalışmazsa Arçelik de, olmazsa Renault’da çalışacak. İlk tuğlaları ben koyduğum için çok mutluyum. Sanayicilerin de bu konuyu böyle görmeleri lazım. İmkanlar yaratılmalı, bedelli de olsa elemanların eğitilmesi gerekli.

Sizi rakiplerinizden ayıran en önemli özellikleriniz nelerdir?

Türkiye’de rakibimiz yok. Kendimize rakip olarak Avrupa’da 2 şirket görüyoruz. Kalitemiz onlarla aynı. Bizi Avrupa’daki rakiplerimizden ayıran konu, maliyetlerimizin düşük olması, fiyat avantajı sağlayabiliyor oluşumuz. Diğer rakiplerimiz Asya tarafında, Çin, Hindistan bölgesinde. Onlardan ayıran konu da fiyatımızın yüksek ama kalitemizin Avrupa kalitesinde olması. Kalitemize güveniyoruz. Ucuz ülkeler deneniyor ama müşteriler bize geri dönüyorlar.

 Termin konusu da, tedarikçi olarak en önemli faktör. Fiyatın haricinde zamanında, flexible olarak ürünü müşteriye ulaştırmak. Bu konuda da kendimize güveniyoruz.

 Müşteriyi küçük, büyük diye değerlendirmiyoruz. Her sınıfa hizmet veriyoruz. Küçük seri üretimin maliyetine ya da ürün sayısı fazla olan ürünün maliyetine göre uygun görüldüğü taktirde çalışıyoruz.

 Yeni üyemiz olarak BEYSAD’dan beklentileriniz nelerdir? Ne amaçla üye olmayı tercih ettiniz?

BEYSAD üzerinden şirketimizi yurtiçi ve yurtdışına tanıtmak

Etkinliklerden haberdar olmak

Sektörün nabzını daha yakından dinlemek

Birşeye ihtiyacımız olduğu zaman sizlere koşup, sizlerden yardım isteyebilmek

Biz sizler için ne yapabiliriz?

 
     
  BEYSAD Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği © 2011 Tasarım: DF