Ana Sayfa Üyelerimizle SöyleşilerTAYSAN PLASTİK PROFİL: Ekstrüzyon Sektöründeki Liderlik ve Çevik Üretim Vizyonu Sektörün Geleceği: Salt Tedarikçi Olmaktan, Stratejik Çözüm Ortaklığına Dönüşüm

TAYSAN PLASTİK PROFİL: Ekstrüzyon Sektöründeki Liderlik ve Çevik Üretim Vizyonu Sektörün Geleceği: Salt Tedarikçi Olmaktan, Stratejik Çözüm Ortaklığına Dönüşüm

Yaşar Barbaros Altıoğlu; Genel Müdür

yazar Serkan
151 görünümler

Sizi tanıyabilir miyiz?

2002 yılında Halil Kale Fen Lisesi’nden, 2006 yılında ise İstanbul Kültür Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinden mezun oldum. Mühendislik eğitimi sonrasında, küresel iş dünyasının dinamiklerini ve stratejik yönetim vizyonunu derinlemesine kavramak adına MBA (İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı) programını tamamladım. Yazılım ve bilişim teknolojilerindeki uygulamalı yetkinliğimi, sahadaki derin üretim ve süreç yönetimi tecrübemle harmanlayarak sanayideki dijital dönüşümü teoride değil, bizzat imalatın ve operasyonun kalbinde yönetiyorum. Bugün Taysan Plastik Profil’in tüm operasyonlarından sorumlu Genel Müdürü olarak; sadece makine parkurlarına değil; veriye, sürdürülebilirliğe ve entegre sistemlere dayalı, geleceğin sanayi vizyonuna uygun bir stratejiyle şirketimize liderlik ediyorum.

Firmanıza ve yaptığı çalışmalara ilişkin bilgi verir misiniz?

Taysan Plastik Profil, 1995 yılında faaliyetlerine başlamış köklü bir mühendislik ve üretim firmasıdır. Yıllar içerisinde üretim altyapısını ve teknik bilgi birikimini sürekli geliştirerek, bugün plastik ekstrüzyon alanında sektörün lider firmalarından biri konumuna ulaşmıştır. İstanbul ve Manisa’daki üretim tesislerimizde, 30 yılı aşkın mühendislik deneyimini modern üretim teknolojileriyle birleştirerek yüksek hacimli ve katma değerli seri üretim gerçekleştiriyoruz. Kendi içimizdeki entegre üretim yeteneğimiz sayesinde, ana sanayimize yalnızca bir ürün tedarikçisi olarak değil, tasarım aşamasından hat sonuna kadar güvenilir bir mühendislik ortağı olarak hizmet veriyoruz.

Taysan’ın kurum kültürünü ve insan kaynağını nasıl yönetiyorsunuz?

Taysan’da beni en çok heyecanlandıran unsurların başında yakaladığımız “Kuşak Sinerjisi” geliyor. 30 yılı aşkın köklü geçmişimizden süzülüp gelen, sahanın tozunu yutmuş ustalarımızın muazzam bir “imalat ve teknik hafızası” var. Liderlik vizyonumun temelinde; bu derin tecrübeyi, Z kuşağı genç mühendislerimizin dijital yetkinlikleri ve yenilikçi bakış açılarıyla aynı potada eritmek yatıyor. Ustalarımızın sahaya dair eşsiz sezgileri, genç mühendislerimizin veriye dayalı analitik yaklaşımlarıyla birleştiğinde ortaya inanılmaz bir operasyonel zeka çıkıyor. Modern araçları, geleneksel iş ahlakıyla birleştiren bu kültürel uyum, Taysan’ın en büyük gizli güçlerinden biridir.

Sizi rakiplerinizden ayıran özellikleriniz nelerdir?

Bizi rakiplerinizden ayıran en belirgin stratejik avantaj, müşterilerimize sunduğumuz ‘Tedarik Zinciri Güvenliği’ ve ‘İş Sürekliliği’ garantisidir. İstanbul ve Manisa’daki iki büyük üretim tesisimizin varlığı yalnızca kapasite artışı değil, aynı zamanda kusursuz bir risk yönetimi aracıdır. Olası bir bölgesel sıkıntıda veya acil durum senaryosunda üretimi, anında diğer lokasyonumuza kaydırabiliyor, ana sanayimizin üretim bantlarının bir saniye bile durmamasını sağlıyoruz. Bu çok lokasyonlu operasyonel kabiliyetimizle, ana sanayi için zor zamanlardaki en güçlü stratejik güvencelerden biri konumundayız.

Hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?

Taysan, beyaz eşya sektöründeki güçlü ve köklü varlığının yanı sıra; market raf sistemleri, aydınlatma ve inşaat gibi farklı endüstriyel alanlara da yüksek hassasiyetli ekstrüzyon profil çözümleri sunmaktadır. Sektörel çeşitliliği ve dengeli bir portföy yapısını operasyonel bir güç olarak görüyor, üretim yeteneklerimizi tek bir odakla sınırlamıyoruz. Küresel gelişmeleri sadece takip etmekle kalmıyor, mühendislik çözümlerimizle uluslararası pazarlara yön veriyoruz; örneğin perakende ve raf sistemlerindeki en yeni teknolojilerimizi ve yenilikçi ürünlerimizi dünya vitrinine çıkarmak adına yakın zamanda Düsseldorf’taki EuroShop 2026 fuarında katılımcı firma olarak yer aldık ve çok güçlü küresel iş birliklerinin temelini attık. Çevik yapımız sayesinde farklı sektörlerin spesifik tolerans ve kalite beklentilerine çok hızlı adapte olabiliyoruz.

İhracat faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

İhracat stratejimizi “hacimsel bir sıçrama” yerine, “kalıcı ve sürdürülebilir değer yaratma” üzerine kurguluyoruz. İç pazardaki güçlü lider konumumuzu korurken, dış pazarlarda da Taysan markasının mühendislik kalitesini yansıtacak uzun vadeli B2B iş birlikleri geliştiriyoruz. İhracatta rekabet gücümüzü fiyat odaklı değil, kalite, hız ve mühendislik çözümleri üzerinden konumlandırıyoruz.

Yeni yatırım, Ar-Ge ve Sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarınız nelerdir?

Yeni yatırımlarımızın ve Ar-Ge stratejimizin merkezinde, üretim hattı verimliliğini artırmak ve ürün portföyümüzü teknolojik olarak daha ileriye taşımak yatıyor. Ar-Ge departmanımız; ana sanayimizin montaj süreçlerini hızlandıracak, mukavemeti yüksek ancak ağırlığı optimize edilmiş daha inovatif profil kesitleri ve alternatif polimer çalışmaları üzerinde yoğun mesai harcıyor.

Bununla birlikte, dünyanın gündemindeki Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi kuralları bir yük değil, rekabet avantajı olarak görüyoruz. Enerji verimliliği maksimize edilmiş ekstrüzyon hatlarımızla fire oranlarımızı en aza indiriyor ve “sıfır atık” prensibiyle plastiğin döngüsel ekonomiye kazandırılmasını sağlıyoruz. Ana hedefimiz; yüksek mühendislik içeren, karbon ayak izi düşük ve yenilikçi bir çözüm ortağı olmaktır.

2026 yılı makroekonomik öngörüleriniz ve risk yönetimi stratejileriniz nelerdir?

Küresel emtia döngüleri ve faiz politikalarının yanı sıra, özellikle küresel ticaret rotalarındaki jeopolitik gerginliklerin ve bölgesel istikrarsızlıkların lojistik koridorlarda yarattığı kırılmalar, günümüzde tepe yönetimin doğrudan yönetmesi gereken stratejik risklerdir. 2026’nın geri kalanında tedarik zincirlerindeki bu dinamik değişimleri yakından izliyoruz. Finansal rasyolarımızı güçlü tutarak, enflasyonist baskılara ve emtia fiyatlarındaki ani hareketlere karşı şirketimizin pozisyonunu rasyonel bir şekilde koruyoruz. Operasyonel esnekliğimiz ve iki farklı üretim üssümüz sayesinde, küresel tedarik zinciri krizlerini bile aynı stabilite ile yönetebilecek güçlü bir altyapıya sahibiz.

Sanayi 4.0 ve dijitalleşme konusunda neler yapıyorsunuz?

Sahip olduğum mühendislik vizyonunu üretim süreçlerine yansıtarak bu konuyu masamdaki en hayati başlıklardan biri olarak ele alıyorum. Dijitalleşmeyi fabrikaya kurulan bir yazılım olarak değil, bir “düşünce biçimi” olarak değerlendiriyoruz. İş süreçlerimizi yalnızca ERP üzerinden yürütmekle kalmıyor; üretimin en uç noktalarına kadar inen veri toplama sistemleriyle planlama ve takip mekanizmalarını şeffaflaştırıyoruz. Her iki fabrikamızdan akan veriyi anlık olarak işliyor, karar alma süreçlerimizde hislerden ziyade veri analitiğini kullanıyoruz. Bu da bize olası sapmaları henüz gerçekleşmeden kestirme ve anında müdahale etme çevikliği kazandırıyor.

BEYSAD’a ilişkin görüşleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

BEYSAD, beyaz eşya yan sanayi sektörünün global rekabet gücünü artıran, temsil kabiliyeti çok yüksek, son derece stratejik bir çatı kuruluştur. Derneğimizin ana sanayi ile yan sanayi arasındaki köprü rolünü paha biçilemez buluyorum. BEYSAD’dan önümüzdeki süreçteki temel beklentimiz; yan sanayinin az önce bahsettiğim “Yeşil Dönüşüm” ve “Sanayi 4.0” entegrasyonuna rehberlik edecek teknik eğitimleri daha da yaygınlaştırması, uluslararası pazarlara yönelik derinlemesine analizler sunması ve sektörel dayanışmayı ortak veri paylaşım havuzlarıyla daha sistematik bir yapıya kavuşturmasıdır. Bu vesileyle, Türk sanayisine değer katan tüm BEYSAD yönetimine ve paydaşlarına teşekkürlerimi sunarım.