• Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

    Get Adobe Flash player

 
Haberler
Beyaz Eşya Sektörü konuşuyor... (17 Ocak 2012)

BEYSAD (Beyaz Eşya Yan Sanayiciler Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı M. Bahadır Balkır, 17 Ocak 2012 Salı günü TÜRKBESD (Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Aydilek ve BSH Türkiye İcra Kurulu Üyesi Ronald Grünberg ile birlikte, CNBC-e Televizyonu’nda 12.00-13.00 saatleri arasında yayınlanan ve Melda Yücel’in sunduğu Finans Cafe programına katıldılar. 

Programda, Beyaz Eşya Sektörüne, enerji verimliliği üzerine, beyaz eşyaların enerji verimliliği yüksek cihazlarla değiştirilmesi halinde elde edilebilecek enerji kazanımlarına ve bu cihazların alımında Başbakan’ın da desteği ile uygulanacak indirimlere ilişkin görüşlere yer verildi. 

13 Ocak Cuma günü yapılan toplantıda Başbakan Erdoğan, enerji verimliliği yüksek beyaz eşyalarda ocak ayı sonuna kadar %50 indirim yapan şirketlerle pazarlık yaptı. Sonuç: İndirimler 10 puan arttı, süre şubat sonuna uzadı…

UEVF 2012 – 3. Uluslararası Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’na katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, aralarında Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ve Vestel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu’nun da bulunduğu beyaz eşya üreticilerine plaket verdi. Törende konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, beyaz eşya üreticileri ile bu yıl içinde yapılacakları kampanyalarla alakalı bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, “Arçelik, Vestel, Bosch, Indesit gibi firmalar için ocak ayının sonuna kadar muhtelif ürünler için yüzde 35’lik yüzde 15’lik yüzde 50’lik muhtelif indirimler yapılmıştı. Sayın Başbakanımız siz de uygun görürseniz bunu inşallah halkımızla paylaşmak istiyoruz. Bu konudan bütün vatandaşlarımızın da yararlanmasını istiyoruz” dedi. Bunun üzerine Başbakan Recep Tayyip, Erdoğan “Ben de şöyle bir ricada bulunsam; bunların üzerine bir 10 puan ilave etsek. Ocak ayının 13’üne geldik. Bu 17 gün az bir süre, bunu hiç olmazsa şubatın sonuna kadar uzatsak. Anlaştık değil mi? Anlaştık, demek ki 10’ar puan daha artırıyoruz ve süreyi de şubat sonuna kadar uzatıyoruz. Hayırlı olsun” dedi.

A ile Keban kadar elektrik tasarrufu

TÜRKBESD Başkanı Özcan Aydilek ise Türk beyaz eşya sektörü olarak “Beyaz Eşyada Enerji Verimliliği için Verimli İşbirliği” hareketine tam destek verdiklerini ifade ederek, evlerdeki 24 milyon buzdolabının yaklaşık 15 milyonunun enerji verimliliği düşük ürünler olduğunu belirtti ve ekledi: “Bu ürünler, A ile değiştirilecek olursa Keban Barajı, A++ ile değiştirilecek olursa Atatürk Barajı ve A+++ ile değiştirilecek olursa 2 Keban Barajı’nın ürettiği elektrik miktarı kadar tasarruf sağlanabilir” dedi.

Bu toplantıya ilişkin konu başlıklarının seçildiği Televizyon programında ilk olarak “Enerjiden mi bütçeden mi tasarruf ediyoruz?” konusu ele alındı. 

Özcan Aydilek, uzun dönemde hem bütçeden hem de enerjiden tasarruf sağlamak mümkün diyerek söze başladı. Aydilek, “İlk satın alımda tüketici biraz daha fazla para ödeyerek alıyor ürünü ama kullanım oranına da bağlı olarak ilk 4 senede A++ ya da A+++ ürünlerde ödediği parayı rahatlıkla amorti edebiliyor. Sonra alınan bu ürün, ürünün yaşamı boyunca tüketicilerin bütçesine de çalışmaya başlıyor.” dedi. 

Aydilek, “Maalesef şu anda hanelerde mevcut olan 15 milyon adet enerji verimliliği düşük cihaz bulunmaktadır. Bunları kısa sürede değiştirmek mümkün olamasa da tüketiciyi bilinçlendirerek bunu sağlamak mümkün. A+ ile değiştirebilseydik bir Keban Barajı kazanabilirdik.“ diyerek konunun önemini vurguladı. 

Ronald Grünberg ise; tüketici çok bilinçli; enerji verimliliğine dikkat ediyor ama tabiiki etiketler onları olumsuz etkiliyor dedi ve maalesef bu cihazlar için kullanılan malzemeler daha pahallı olduğu için etiketler de yüksek oluyor açıklamasında bulundu. Grünberg, “Enerji Verimliliği Haftası kapsamında indirimlerin sözkonusu olduğunu ve markaya ve ürüne göre %15 ile %30 arasında indirimlerin geçerli olduğunu hatırlattı. Bu indirimlerle tüketicinin teşvik edilmeye çalışıldığını iletti. 

Bahadır Balkır; tüketicinin bilinçlendirilmesi ile birlikte, bu fiyat indirimleri ile tüketicinin bu ürünleri almaya teşvik de edildiğini söyledi ama devletten gelecek bir vergi teşviği ile konunun daha da olumluya gidebileceğini söyledi. Balkır “Ana sanayilerin yaptığı bu çalışmalara 2009’da olduğu gibi, biraz da devlet tarafından destekler sağlanabilirse bu bilinçlendirme ve fiyat indirimleri biraz daha uzun sürebilir.” dedi. Bir seyirci de Bahadır Balkır ile aynı yönde düşündüğünü ifade ederek “Vergi indirimleri de getirilirse hem alan, hem satan hem de devlet bu işten kazanır” açıklamasında bulundu. 

“İndirimler ne kadar daha bu seviyelerde tutulabilir?” sorusuna ilgilerce şu açıklamalar getirildi. 

Ronald Grünberg; “Çok uzun tutulamaz, çünkü çok zorlanarak bu aşamalara ulaşıldı. Ama devlet ÖTV indirimi yapabilirse biraz daha uzatılabilir ve bu durum da tüketiciyi daha da tatmin edebilecektir.” 

Bahadır Balkır; “Sadece A Plus ürünlerde değil de tüm ürünlerde bir fiyat baskısı söz konusu. Bu sebeple ana ve yan sanayi birlikte hareket ederek, daha, ürünün tasarımı aşamasında birlikte çalışmalar yaparak maliyetleri düşürebilirse ve daha bu aşamalarda Ankara’dan vergi indirim destekleri alınabilirse tüketiciye de muhakkak yansıyan bir yönü olacaktır.” 

Özcan Aydilek; “2009 Ocak - Şubat ayında Avrupa’da kriz vardı ve bizde de inanılmaz düşüşler oldu. Sıkıntıya düşmemek için %10-%15’lere varan indirimler yaptık ama maalesef hiçbir etkisi olmadı. Fakat Sayın Başbakan çıktı ve %6,7 olan ÖTV’yi sıfırladık dedi. Ertesi günü mal yetiştirememeye başladık. Stoklar bitti, tam kapasite çalışmaya başladık. Aylık satışlar 550 bin adetlere tırmandı. Tamamen psikolojik bir etki sözkonusu ve şu an da onu bekliyoruz.” 

Özcan Aydilek, yukarıda özetlenmiş olan, Sayın Başbakan’ın A Plus ürünlerin alımında yapılan indirimlere ilişkin açıklamaları elbette çok faydalı oldu dedi ama devamı için vergi indirimlerinin de önemli olduğunu vurguladı. “Biz, vergi indirimi beklerken %10’luk daha indirim yapmak durumunda kaldık.” dedi. 

Bahadır Balkır; “2009’da ÖTV ilk üç ayda sıfırlandı, sonraki 3 ayda %2’ye çekilmesi bile bu olumlu etkiyi devam ettirdi. Beyaz eşya sektörü çok önemli bir sektör. Son 10 yıllık üretim rakamlarına baktığımızda 4.5 milyon adetlerden 20 milyon adetlere çıkmak çok önemli. 10 senedir çok ciddi bir ivme yakalanmış durumda. 2009’daki kesintili dönemde bile bir ivme yakalandı. Şimdi de 2012 için bazı temkinli konuşmalar var. Bu çıkışın yavaşlamaması için desteğin tam zamanıdır diye düşünüyorum.” dedi ve Özcan Aydilek’in konuşmasını destekler yönde bir açıklama yaptı.   

Taleplerde fren var mı? Bakan Şimşek istihdam rakamlarına bakarak, yavaşlamayı hissediyoruz dedi. Doğru mudur?

Ronald Grünberg; “Yavaşlamayı hissediyoruz elbette ama 2011 Türkiye için rekor yılı oldu. İlk defa Türkiye’de %20 büyüme ile 6 milyon adet civarında beyaz eşya satıldı. Zaten aynı oranı beklemek olmaz. %5 ya da %6 büyüme yeterli olacaktır ama biraz desteğe ihtiyaç var.” dedi. 

Özcan Aydilek; “Bugünkü duruma bakıldığında, Türkiye 20 milyon adetlik üretim ile Avrupa’da lider. Bunun 14 milyon adetini yani %70’ini ihraç ederek önemli rakamlar elde ediyor. İkinci ile öyle yakın ara da yok. Bize en yakın İtalya 14-15 milyon adet seviyesinde, Almanya 12-13 milyon adet seviyesinde… Türkiye önemli bir beyaz eşya üssü diyebiliriz.” açıklamasında bulundu. 

Ronald Grünberg; %100 yerli beyaz eşya diyebilir miyiz sorusuna “Diyebiliriz elbette” dedi ve “Tabii ki ithalat yapıyoruz ama bu global ekonomide kaçınılmaz bir durum. Zaten %100 Türk malı yapmaya gerek yok, daha ucuza bulunabiliyorsa onu kullanmak lazım. Beyaz Eşya Yan Sanayii de çok ihracat yapıyor.” dedi ve sözü Yan Sanayici temsilcisi Bahadır Balkır’a bıraktı. 

Bahadır Balkır; sektörün önemine değinerek “Türkiye’de pek çok sektör, cari açığa katkı olarak sadece ihracat rakamları ile değerlendiriliyor. Halbuki beyaz eşya sektörünün burada da çok önemli bir rolü var. Bizim sektör olarak ithal girdilerimiz karşılığı yaptığımız ihracat oranımız çok yüksek. Yani bizim cari açığa pozitif katkımız çok büyük. Hammadde anlamında bizim de ithalatımız var elbette ama toplamına baktığımızda önemli sonuçlar çıkıyor. İhracat olarak getiri çok yüksek…” dedi. 

 Avrupa’da daralmanın yerli üreticilere artısı mı var, eksisi mi var?

Bahadır Balkır; “Özellikle Batı Avrupa’da talepte bir daralma söz konusu, bu zaten mevcut ekonomik durumda beklenen bir netice… Batı Avrupa’da hem ana sanayi hem de yan sanayide ekonomik olarak bir sıkıntı yaşandı, arzın azalmasına sebep oluyor bu durum. Avrupa’daki arz azalması hem ana sanayileri hem de bizleri ilgilendiriyor. Bir yandan bizim Avrupa’daki piyasamızın daralması yanında bir taraftan da fırsatımız oluyor. Üretimini sürdüremeyen yan sanayi ya kapatıyor ya da bizim yan sanayimiz tarafından satın alınıyor. Başka bir yönü de orada işsiz kalan firma başka ülkelerde iş arayışına giriyor, bu da bizim açımızdan risk olan tarafı. Yani iyi değerlendirilmesi gereken bir konu.” diyerek Avrupa’daki durumun hassas bir noktada olmasından dolayı dikkatle fırsata çevrilebileceğini vurguladı. 

Özcan Aydilek; “Avrupa’da bir ekonomik sıkıntı olduğu kesin ve muhakkak da bir daralma olacaktır. 2009’da da büyük bir kriz olmuştu ama o dönemde bizim üyemiz olan firmaların ihracatları Avrupa’da önemli ölçüde artmıştı. Bunu da gözönünde bulundurmak lazım. Türkiye’deki üreticilerin teknolojisi, kalitesi, Ar-Ge yatırımları ile çok rekabetçi olduğunu kabul etmek lazım. Türkiye beyaz eşya üreticileri en çok patent başvurusu yapan firmalar arasında ilk sıralardalar. Avrupa’daki boşluğu bizim firmalarımızın çok rahat doldurabileceğini düşünüyoruz.” diyerek sektöre olan güvenini yineledi. 

Seyircilerden gelen A sınıfı ve C sınıfı ürünler arasındaki fiyat farkı ve elektrik faturalarına yansıma oranına ilişkin gelen soruya; 

Ronald Grünberg; “A sınıfı ürünler ile C sınıfı ürünler arasında fiyat farkı çok da fazla değil aslında. Bu tasarruf, kullanım oranı ile de ilgili. Çok çocuklu bir ailenin kullanımı ve sonraki tasarrufu daha fazla olacaktır elbette.” açıklamasını yaptı. 

Bahadır Balkır “Beyaz eşya sektörü ciddi bir geçiş yaşıyor. Batıda ciddi bir kriz yaşanırken Çin’de ise çok ciddi bir ölçek ekonomisi söz konusu. Ciddi miktarlarda üretim yapılıyor. Biz Türkiye beyaz eşya yan sanayii olarak ana sanayi ile çok yanyana çalışan ve bu konuda ciddi girişimlerde bulunulan bir noktadayız dedi ve hazırlamakta olunan Strateji Belgesi’ne ilişkin bilgiler verdi. Bu belge Türkiye’nin beyaz eşya yan sanayi strateji belgesi ve bu belge çalışmalarında ana sanayi bize çok ciddi katkıda bulunuyor. Ana sanayinin önümüzdeki senelerdeki gelişimine ayak uydurabilmek, hem ölçek ekonomisi olarak, hem de teknolojik gelişimi olarak ayak uydurabilecek bir yan sanayinin nasıl oluşacağına ilişkin ortak bir çalışma yapıyoruz.” dedi. 

Şu anda yapılan üretimlerde %50’nin üzerinde yerli katkı payı olduğunu söyleyen Balkır; “2023’e giden süreçte birlikte çalışarak bu oranı yukarı çıkarma hedefimiz var. Biz BEYSAD olarak beyaz eşya yan sanayiini bir takım olarak görüyoruz, beyaz eşya sektörünü ise bir milli takım olarak görüyoruz. Bu bağlamda elimizden gelen en büyük katkıyı vermeyi düşünüyoruz. Yerlilik oranını artırmaya çalışıyoruz.” açıklamasında bulundu. 

Bunun üzerine Özcan Aydilek; “Bunu %100 yapamayız ama %60’lara, 70’lere götürmek hedefimiz. Zaten yan sanayiinin bu hedefleri olmasaydı bu üretim rakamlarına ulaşamazdık.” diyerek Bahadır Balkır’ı destekledi. 

Seyircilerden gelen, “Türkiye’de beyaz eşya neden Avrupa ülkelerine göre daha pahallı?” sorusu üzerine;

Ronald Grünberg; “Türkiye en rekabetçi pazarlardan biri. Karşılaştırılan ürüne ve fiyatına bakmak lazım; ÖTV’li, mi? 12 ay vadeli mi vs… Hiçbir Avrupa ülkesinde bu fiyatlar yok. Bu durum bayilerden kaynaklanıyor. Oysa Avrupa’da beyaz eşya birkaç zincir pazarda yer alıyor. 11.000 bayi ile 3 zincir mağazanın rekabetçiliği aynı değil. Türkiye’de fiyatlar pahallı değil.” dedi. 

Bahadır Balkır ise destekleyen bir açıklama ile; “Son 10 senede üretim rakamları 4,5 milyon adetten 20 milyonu aşan adetlere ulaşmış. Beyaz eşya sektörü, yabancı yatırımı Türkiye’ye çok çekiyor. %100 yerli sermayeli çok büyük beyaz eşya firmalarımız var. Çok güçlü bir yan sanayi ağı var… Bu kadar sayılara ulaşmak rekabetçiliğimizi gösterir. Türkiye’nin nihai ürün fiyatları bazında da çok rekabetçi olduğunu düşünüyorum.” açıklamasını yaptı. 

Son olarak Bahadır Balkır; “İndirimlere ilişkin olarak Şubat sonuna kadar bir talepte bulunuldu. Ancak hükümet tarafından da destek olunabilirse, ana sanayilerin de taktirine bağlı olarak bu zaman biraz daha uzatılabilir. Ama tek taraflı olmamalı.” dedi ve  

Hazırlanmakta olan Strateji Belgesi’nde;

Beyaz eşya sektörünün Türkiye için çok önemli bir sektör olduğuna;

Ana sanayi ve yan sanayinin aynı gemide olduğuna;

2023’e yönelik hedeflere giderken cari açığı kapatmaya yönelik pozitif katkı manasında sektörümüzün çok ciddi bir rolü olduğuna değinileceğini belirtti ve “Bizlerin, ana sanayilerin stratejilerini dinleyerek ve biz de kendimizi onlara göre konumlandırmaya, fırsatları tehditleri iyi değerlendirmeye ve elimizden geldiğince ülkenin en önemli sektörüne pozitif katkı vermeye çalışıyoruz. Strateji belgesinin de amacı, bunun yol haritasını çizmektir.” dedi.

    
  BEYSAD Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği © 2011 Tasarım: DF