• Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

    Get Adobe Flash player

 
Etkinlikler
Indesit Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Neriman Ülsever ile söyleşi (Aralık 2012)

Değerli BEYSAD Okurları;

Dergimizin en önemli bölümlerinden biri haline getirmeye çalıştığımız ana sanayi röportajlarımızın bu sayıdaki konuğu, Indesit Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Neriman Ülsever… Daha bu röportajı yapmaya karar verdiğimiz andan itibaren duyduğum heyecanı kelimelerle anlatmam mümkün değil. Röportaj talebimizin kabul edilmesiyle birlikte heyecanım daha da arttı… Ortaya çıkan çalışmayı okuduktan sonra sizler de heyecan duyacak, çok başarılı bir iş kadınının tecrübelerinden faydalanabileceksiniz kanaatindeyim. Bu gururlu, başarılı iş hayatını sizlere taşıyabiliyor olmaktan mutluyuz. Sayın Neriman Ülsever hanımefendiye tüm samimiyeti, yan sanayi sektörüne verdiği samimi mesajları ve değerli zamanını bizlerle paylaştığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz.  

Sayın Neriman Ülsever, bize kısaca kendinizden ve bu zamana dek geçen iş yaşamınızdan bahseder misiniz?

1975 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun oldum. Profesyonel hayatıma THY’de başladım ve kariyerime 1986 ve 1994 yılları arasında bankacılık, üretim ve perakende endüstrilerinde farklı üst yönetim görevlerinde yer alarak devam ettim. 1994 yılında İnsan Kaynakları alanına yöneldim ve İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanlığı alanlarında ihtisas yaptım. Indesit Company Türkiye bünyesinde yer alışım Indesit Company’nin Türkiye pazarına giriş yaptığı 1995 yılına dayanıyor. 1999 ile 2002 yılları arasında İsviçre’de Doğu Avrupa ve Uluslararası Pazarlar İK Direktörlüğü; 2001-2004 yılları arasında ise Fransa'da Batı Avrupa Pazarları İK Direktörlüğü yaptım. Ayrıca, 2004-2006 yılları arasında İtalya'da Global Ticari Örgüt İK Direktörü olarak görev yaptım. 2006-2010 yılları arasında ise İtalya'da Indesit Company Grubu Global İK Direktörlüğü ve İcra Kurulu üyeliğine getirildim. 1996 yılından bu yana da Indesit Company Türkiye'nin Yönetim Kurulu Üyesi olup 2011 yılı itibariyle Indesit Company Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandım. Aynı zamanda Sabancı Holding bünyesinde Mayıs 2011'den itibaren İnsan Kaynakları Bölüm Başkanlığı görevini sürdürmekteyim. 

Beyaz eşya sektörünün Türkiye’de geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu gelişmede Indesit Company nerede duruyor?

Türkiye son yıllarda gösterdiği yüksek performansla Avrupa’da beyaz eşya sektörünün en büyük üreticisi konumuna gelmeyi başardı. Bunda Türkiye’nin, 2009 yılında yaşanan ekonomik krizden, Avrupa ülkelerine kıyasla çok daha az zarar görmesinin de büyük rolü var. 2011 yılında Türkiye’nin beyaz eşya pazarında yüzde 20 büyüme oranını yakalaması, istihdam ve ihracat rakamlarındaki artış, Türkiye’nin en hızlı büyüyen ekonomiler arasına girerek beyaz eşya sektöründe de olumlu gelişmeler yaşanmasını sağladı. 2011 yılında Türkiye’de beyaz eşya sektöründeki ihracat 2010 yılına kıyasla yüzde 5,2 oranında artış gösterdi. TÜRKBESD’in verilerine göre, 2012 yılının ilk 9 aylık döneminde ise ihracat yüzde 15’lik bir artışla 11.9 milyon adede ulaştı, üretimde ise yüzde 9’luk bir artış oldu. İthalat rakamlarının ihracat rakamlarının gerisinde kalması ihracatta ve sektörde yaşanan bu güzel gelişmeleri daha da perçinledi. 

Indesit Company olarak, Türkiye’deki olumlu gelişmelerden payımızı aldığımızı söyleyebiliriz. Bunda, Türkiye’nin olumlu ekonomik gelişiminin yanı sıra bizim de bu durumdan faydalanmak için geliştirdiğimiz politikalar da etkili oldu. Bunların sonucunda 2011 yılını Avrupa’da yüzde 14, Türkiye’de ise yüzde 6’lık bir pazar payıyla kapattık. 2011 yılında Ortadoğu Bölgesi’ndeki yüzde 8,2’lik büyüme oranımızın 3’te 1’lik payı Türkiye’ye ait. 2012 yılında ise daha da büyüyüp gelişerek Türkiye’de sahip olduğumuz pazar payını yüzde 9’a ulaştırdık. Türkiye’nin Indesit Company için sahip olduğu önemin en büyük kaynağı elbette Manisa’daki soğutucu fabrikamızdan geliyor. 2011 yılında Manisa Soğutucu Fabrika’sında ürettiğimiz 1 milyon 300 binin üzerindeki buzdolabının 1 milyondan fazlasını ihraç ederek 125 milyondan fazla ihracat geliri elde ettik ve sektörümüzde birinci olarak Ege İhracatçı Birlikleri tarafından ödüllendirildik. Büyük potansiyele sahip Türkiye en hızlı büyüyen pazarlardan birisi. Bu nedenle Indesit Company olarak, önümüzdeki dönemlerde de bizim için altın değerindeki Türkiye’ye yatırım yapmaya var gücümüzle devam edeceğiz.   

Indesit Globalde uzun süre görev aldığınızı ve Indesit Company içinde insan kaynakları bölümünün zirvesine kadar ulaştığınızı okuduk, şimdi Indesit Ülke Müdürü de bir Türk; her zaman bir Türk olarak sizlerle gurur duyduk. Indesit’in bu günlerde yaşadığı olumlu gelişmelerin ardında da sizin olduğunuz konuşuluyor. Bir ışık görmeseniz bu atılımlara kalkışılmazdı. Nedir Türkiye’deki ışık?

Indesit Company gibi Avrupa'nın en büyük ikinci beyaz eşya üreticisi konumundaki dev bir kuruluşun, yalnızca benim çabalarımla bir yere gelmesi söz konusu olamaz. Başarı her zaman bir ekip işidir. Doğru ekip, doğru strateji ve doğru taktiklerle ilerlemiş olmalıyız ki bu başarıyı yakaladık. 

Türkiye'deki ışık nedir'e gelirsek: Türkiye’nin, gerek jeopolitik gerekse kültürel konumu ve sahip olduğu yüksek potansiyel ülkeler ve kültürler arasında tarih boyunca bir geçiş noktasında yer almasını sağlamıştır. Bu durum elbette ki Türkiye’nin diğer bölgelerle olan siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini de yakından etkiledi. Çok kültürlü bir yapıdan geliyor olmak, diğer kültürleri tanımada, onlarla uyum sağlamada bir adım önde olmak anlamına geliyor. Barındırdığımız kültürel çeşitlilikle beraber aynı zamanda dünya standartlarında ve kalitesinde üretim yapabiliyor olmamız da bizi diğer ülkelerden ayrıştıran bir diğer avantajımız. 

Türkiye'nin büyüyen ve gelişen ekonomik yapısı; bölgenin ve dünyanın büyüyen ekonomileri arasına adını yazdırıyor olması, dinamik ve genç işgücüne sahip olması ve bizim gösterdiğimiz performans Türkiye'yi ekonomik anlamda daha da yükseklere taşıdı. 

“Hayalim Türkiye’de bir çamaşır makinesi fabrikası kurmak. Manisa da buna oldukça uygun bir yer…” diyorsunuz? Indesit’in Türkiye’de yeni yatırım planlarına ilişkin bilgi alabilir miyiz?

Türkiye’nin sahip olduğu potansiyel göz önünde bulundurulduğunda, burada bir üretim merkezi daha açmak Indesit Company’nin yapacağı akıllıca yatırımlardan biri olacaktır. Turgay Dağ’ın Ülke Müdürü olarak atandığını duyurmak için düzenlediğimiz basın toplantısında Türkiye’de ikinci bir fabrika kurmak gibi bir hayalim olduğundan bahsettim. Fakat şimdilik buna dair somut bir girişimden bahsetmem mümkün değil. Orta vadede pazardaki büyüklüğümüzü iki katına çıkarma ve organik büyüme hedefimizi gerçekleştirmek adına farklı alanlarda Türkiye'ye yaptığımız yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek.  Türkiye istikrarlı büyümesini sürdürdükçe, Türkiye’ye ikinci bir fabrika kurma hayalime her geçen gün daha da yaklaşacağımıza canı gönülden inanıyorum. 

Şirketin marka stratejisi de değişiyor. Özel bir sebebi var mı? Nedir yeni stratejileriniz?

Indesit Company olarak pazarda Hotpoint ve Indesit markalarıyla faaliyet gösteriyoruz. Hotpoint markasıyla kalabalık aileleri, daha işlevsel ürünler ve etkili sonuçlar talep eden, tasarıma ve en son trendlere önem veren tüketicilere; Indesit markasıyla da hayatı biraz daha hızlı, minimalist yaşayan, daha kolay ve eğlenceli kullanım özelliklerini tercih eden ve verimliliğiyle hayatı kolaylaştıran beyaz eşyalar arayan tüketicilere ulaşmayı hedefliyoruz. Böylece Indesit markasının fonksiyonelliğiyle Hotpoint markasının tasarım ve teknolojisini harmanlayıp her türlü tüketici ihtiyacına cevap veriyoruz. 

Hotpoint'le markanın hedef kitlesine doğru orantılı olarak "aile" temalı iletişim faaliyetlerine imza atıyoruz. Örneğin; geçtiğimiz dönemde "Family Portraits" -"Aile Portreleri" yarışması gerçekleştirdik. Afgan Kızı fotoğrafıyla ünlenen fotoğraf sanatçısı Steve McCurry'le birlikte Avrupa çapında düzenlenen bu yarışma sonucunda Türkiye'den kazanan bir aile New York tatilinin yanı sıra McCurry'nin objektifinden aile fotoğrafını çektirdi.

Indesit ise bildiğiniz gibi Avrupa'nın 3 büyük dev futbol takımının;AC Milan, Arsenal ve Paris Saint-Germain’nin resmi sponsoru. Geçtiğimiz dönem Avrupa çapında düzenlediğimiz “Indesit Football Talents”-“Indesit Futbol Yetenekleri” Yarışması'na dünyanın dört bir yanından olduğu gibi Türkiye'den de çok büyük bir katılım oldu. Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen yarışma sonucunda kazananlar bu büyük futbol takımlarının yıldızlarıyla Londra’daki Emirates Stadyumu'nda futbol oynama şansına sahip oldular. 

Bu yıl Nisan ayında Antalya'da gerçekleştirdiğimiz geleneksel bayi toplantımızda marka geçişimizin ve bundan sonra “Hotpoint” ismiyle yolumuza devam edeceğimizi duyurduk. Araştırmalarımız tüketicilerin nezdinde “Hotpoint” kelimesinin daha teknolojik daha inovatif  ve geleceğin tüketicilerinin beklentilerini karşılayacak bir marka olarak algılandığını ortaya koydu. Değişime bu nedenle gittik ve biz bundan sonra Hotpoint'iz. Yaptığımız tüm iletişim çalışmalarında, mağazaların tasarımında Hotpoint markasını kullanıyoruz. Fakat Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Ariston'un bilinirliliğinin yüksek olduğu ülkelerde bir süre daha ürünler üzerinde “Hotpoint-Ariston” logosu yer alacak. Zamanı geldiğinde ürünler üzerindeki logo da sadece Hotpoint halini alacak. 

Bunun yanı sıra amacımız Hotpoint konsept mağazalarının sayısını 2016 yılına kadar iki katına çıkarmak. Mevcut Hotpoint konsept mağazalarımızın sayısı 70’e yaklaştı. Kanallarımızla sürekli iletişim halinde olarak hedefimize ulaşma yolunda hızla ilerliyoruz. En son Mersin’de  bir Hotpoint konsept mağazası açılışı gerçekleştirdik. Ondan önce Adana ve Diyarbakır’daydık. Türkiye’nin her noktasında yer almak, bayilerimizle yakından iletişim kurup nabız yoklamak bizim için büyük önem taşıyor. 

Hotpoint ve Indesit markalarının kimlikleri ve konumlandırmalarına yönelik çalışmalarımız devam edecek. 2013 yılında küçük ev aletleri pazarında yer alacak Hotpoint markalı ürünlerimiz için de bu alandaki yatırımlarımıza daha da ağırlık vereceğiz. 

Şirket olarak hedefiniz büyük; bu yıl %6’dan %9’a büyüme sağlanırken 2016 hedefiniz %14-15 pazar payı ile Türkiye’de üçüncü büyük şirket olmak. Bu konudaki çalışmalarınıza ilişkin bizleri biraz daha aydınlatır mısınız?

2012 yılı itibariyle yüzde 9’luk bir pazar payına ulaştık. 2012 yılı sonunda gerçekleştirmeyi umduğumuz büyüme oranı ise yüzde 22 ve bu hedefe çok yakınız. Büyüme stratejilerimizde, Manisa Soğutucu Fabrikamız büyük bir rol üstleniyor. Indesit Company’nin 14 üretim tesisinden biri olan Manisa Soğutucu Fabrikası, üretiminin yüzde 75’ini 26 farklı ülkeye ihrac eden dev bir üst konumunda. 

2016 yılının sonuna kadar, bütün pazarlama çalışmaları için 65 milyon Avro’luk yatırım gerçekleştireceğiz. Pazardaki büyüklüğümüzü 2 katına çıkarmayı hedefliyoruz. 2013 yılının ilk küçük ev aletleri pazarına da giriş yapmış olacağız. Çok hareketli olan bu pazar büyüme stratejilerimizde sürükleyici bir rol oynayacak. Bu girişimle birlikte, ürün çeşitlerimizde meydana gelecek olan artış, yeni açılacak mağazalarımız Indesit Company’nin büyümesine büyük katkı sağlayacaktır. 

Bayi ağını geliştirmek bu gelişimin en önemli ayaklarından biridir muhakkak, bu konudaki gelişmeler hakkında da bilgi alabilir miyiz?

Indesit Company, olarak büyüme stratejimizde temel rolü oynayan bayiler bizim için altın değerinde… Bayilerimize yapılan her yatırımın bize paha biçilemez getirileri olacağına inanıyoruz. Kurum kültürümüz gereği amacımız bayilerimizle daha yakın ilişkiler kurarak onlara satış yapmak değil onlara satış yaptırmak. Bu anlamda satışların gelişimine katkı sağlayacak satış temsilcilerinin eğitimleri konusu bizim için çok önemli. 800 aktif bayimizin 300 kadarına bu yılın sonuna kadar iki kez eğitim vermiş olacağız. 

Bunun yanında, bayilerimize özel olarak geliştirdiğimiz B2B stratejimize yönelik, bayilerle daha rahat bir iletişim kurmak, ortak bir takip ve sipariş sistemi oluşturmak için kurmuş olduğumuz bayi portalımız çok yakında aktif olacak. Sipariş sistemini kolaylaştıracak bu site sayesinde, ürünleri online olarak takip edebilecek ve ürünlerle ilgili ayrıntıları online olarak görebilecekler. Eve teslim projemiz sayesinde sipariş edilen ürünler de bayilere uğramadan direkt olarak tüketicinin adresine teslim edilebilecek.  

Bayilerimize yönelik yenilikler geliştirirken, bayilerle iç içe çalışan satış ekibimizi geliştirmek de elbette temel görevimiz haline geliyor. Burada Turgay Dağ’ın yine çok büyük katkıları söz konusu. Turgay Dağ 2011 yılında Satış Direktörlüğü görevine başladığı zaman satış ekibinde, haberleşmek için sadece kişisel taşınabilir bilgisayarlar bulunuyordu ve sahadan şirkete bağlanmak ortalama 25 dakika sürüyordu. Bu süreyi kısaltmak, saha ve satış ekibi arasında daha etkin bir iletişim kurmak için ekibe akıllı telefonlar dağıtıldı Şimdi de Türkiye’deki tüm il ve ilçelerdeki satış verilerini tek tuşla görebilmeleri için tabletler dağıtılıyor. Bu sayede Indesit’te bir satış sorumlusu satış noktasına gittiğinde, mağazadaki GPS sinyalini algılayan tabletiyle mağazada yapılacak uygulamaları tek tek sorgulayabiliyor; teşhirde hangi ürünün olması gerektiğine, rekabet verileri ve satış oranlarına dair verileri görebiliyor.

2013 yılı için bu sistemi daha da geliştirmek adına hedeflediğimiz ise, her satış noktası için yeni bir proje tasarlamak. 

Bu gelişmeler yoğun çalışma ve paranın yanında daha da önemli olarak kaliteli insan kaynağına bağlıdır diye düşünüyorum. 61 tane Ar-Ge mühendisine ek olarak, insan kaynakları konusunda da bilgi ve tecrübelerinize başvurmak isteriz. İnsan kaynakları stratejilerinize ilişkin bilgi alabilir miyiz?

Indesit Company’nin global olarak orta/uzun vadeli stratejik IK hedefleri var. İşe Alım, İşveren Marka Yönetimi, Eğitim ve Geliştirme, Performans Yönetimi, Yetenek Yönetimi, İç İletişim gibi tüm İK fonksiyonlarında merkez İK yeni projeler üretiyor ve bunlar tüm ülkelerde olduğu gibi büyüyen Türkiye organizasyonumuzda da uygulanıyor. 

Gelecek 3 yılda şirketin uluslararası alandaki pozitif algısını arttırmayı amaçlayan İşveren Markası Projesi kapsamında gelecek 3 yıl içerisinde özellikle üniversite öğrencilerinin gözünde, şirketin uluslararası alanda sahip olduğu algıyı geliştirmek amacıyla strateji ve mesaj yenilemesine gidiyor. Bu bağlamda geliştirilen ve 2012 Mart itibarıyla http://careers.indesitcompany.com/tr/websitemiz aracılığıyla da başladığımız iletişimimizdeki ana mesajlarımız; “Uluslararasıyız”, “Yenilikçiyiz”, “Samimi ve açık iletişime değer veriyoruz” ve “Sevdiğimiz İşi Yapıyoruz”. Bu 4 ana mesajın; gençlerin bakış açılarıyla son derece uyumlu olduğunu söyleyebiliriz. “Kariyerini Şekillendir” sloganıyla gençleri, kendi potansiyellerini fark edebilecekleri iş alanlarında yer almaları, uluslararası rotasyonlar ve gelişim programlarıyla kendilerini sürekli geliştirmeleri konusunda teşvik ediyoruz. Fikir ve önerilerini, dinamik ve samimi bir çalışma ortamında hayata geçirebilecekleri bir şirket olduğumuzun altını çiziyoruz. 

İK Grup politikamız doğrultusunda, çalışanlarımızın profesyonel gelişimini desteklemek, uluslar arası bilgi ve en iyi uygulamaların paylaşılması sayesinde lokal bilgi ve uygulamaların gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla, uluslararası iş rotasyonunu önemsiyor ve uyguluyoruz. In Indesit, Induction, InTune, InSpire, InVision gibi uluslararası eğitim programları sayesinde, tüm farklı ülke ve fonksiyonlardaki çalışanlarımız bir araya gelerek uluslararası iş network’lerini kuruyorlar. Aynı zamanda, iş simülasyonlarını içeren bu eğitimlerle teknik ve sosyal yetkinliklerini geliştiriyorlar. 

İç iletişimin önemine inanıyoruz. Indesit Web TV, Insight Portal ve Flashnews gibi iç iletişim araçlarımız sayesinde, şirketin tüm ülkelerinin eş zamanda şirkette olup bitenden haberdar olması sağlanıyor. 

Ar-Ge faaliyetlerinizden söz eder misiniz?

Indesit Company Manisa Soğutucu Fabrikasında 2006 yılında 12 kişiyle çalışan AR-GE birimi, bugün 61 uzman ve mühendisin görev yaptığı bir AR-GE merkezine dönüştü ve Şubat 2011’de ise Türkiye’de faaliyet gösteren 84. AR-GE Merkezi olarak sertifikasını aldı.

Indesit Company'nin toplam 6 Ar-Ge merkezi var. Ar-Ge merkezlerimizin yanı sıra tüketicilerin gelecekteki ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde faaliyet gösteren bir İnovasyon ve Dijital Tasarım Merkezimiz bulunuyor. Tüm Ar-Ge merkezlerimizde toplam 650 mühendis çalışıyor.

Her yıl ciromuzun yüzde 3’ünü Ar-Ge çalışmalarımız için kullanıyor ve aldığımız patent sayısını yüzde 20 oranında arttırıyoruz. 

Geçen yıl 90 milyon Avro yatırım yaparak ürünlerimizin yüzde 60’ını yeniledik ve pazara tam 350 yeni ürün sunduk. Yaptığımız yatırımlar sonucunda Avrupa ve Rusya’yla eş zamanlı olarak satışa sunduğumuz Hotpoint ankastre serimiz için 18 aylık bir Ar-Ge sürecinden geçtik ve toplam 10 milyon Avro’luk yatırım yaptık. Aynı şekilde 21 milyon Avro’luk Ar-Ge yatırımıyla yenilediğimiz Aqualtis serisimizle ankastre ürün gruplarına Hotpoint farkını taşıdık. 

Ar-Ge çalışmalarının özellikle tasarım sürecinde çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Tasarımıyla fark yaratma amacını güden Indesit Company için de bu departman hayati bir rol oynuyor.

Hazırlamakta olduğumuz Beyaz Eşya Yan Sanayii Strateji Belgesi çalışmalarımız sonlanmak üzere ve Indesit olarak özellikle Turgay Dağ Bey ve çalışma arkadaşlarınızdan da büyük destek görüyoruz. Bitmiş de olsa bu strateji belgesi yaşayan bir belge olacak ve her yıl güncellenecek; belgeden beklentileriniz nelerdir? Hangi noktalara muhakkak değinilmesini arzu ederdiniz?

Hepimizin bildiği gibi Vizyon 2023 öngörüsünde her sektörden ve binlerce uzman tarafından geleceğin Türkiye’sini kurmak için amacıyla bir uzun vadeli çalışma yapıldı. Bu öngörülerinin en büyük amacı geleceği arzu edildiği gibi birlikte şekillendirmeye yönelik etkin tavırları yaratmaktır. Bu öngörü panellerinin ve teknoloji gruplarının ortağa koyduğu veriler ışığında Türkiye için fırsatları ortaya koymak ve fırsatları avantaja dönüştürmek adına ciddi önem arz eder. Beyaz eşya Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden birisidir. Hemen hemen neredeyse tüm tüketim yerli üretimle karşılanabilmekte. Ayrıca Türkiye özellikle Avrupa pazarı için önemli bir üretici durumunda. Bu durumu korumak, daha ileriye götürmek için ülkenin  uzun vadeli stratejilere sahip olması gerekir. 

Sektörde üretim yerel yapılsa da bir çok ara ürün ithal durumunda. Poliüretan hammaddesi, kompresörler ve elektronik komponentlerin bir çoğu ithal malzeme. Bizlerin artık bu teknolojik ürünleri de üretmesi gerekiyor. Ayrıca sektörün en önemli sorunu taşıma giderleri, maalesef gerek yurtiçi gerek yurtdışı için kullanılan en önemli araç hala karayolu taşımacılığı. Hazırlanan uzun vadeli planlarla üniversite ve diğer devlet kurumlarıyla birlikte çalışıp bu noktaları geliştirmemiz gerekli. 

Sizin farklı ülke ve sektör tecrübelerinizden de yararlanmakta fayda var. Türkiye ile yurtdışı beyaz eşya yan sanayiini karşılaştırır mısınız?

Türk yan sanayisi inanılmaz bir gelişim gösterdi. Şu an gelinen noktada yan sanayicilerimiz Avrupa’nın birçok ülkesinden daha iyi durumda. Maliyetlerimiz Avrupa ülkelerine göre düşük, lakin teknolojik ürünlerde halen geliştirmemiz gereken birçok nokta var. Sanırım Türkiye’de 10 milyon adet ev tipi buzdolabı üretilebiliyor. Ciddi adette üretim olmasına rağmen halen buzdolaplarında kullanılan halk arasında motor denilen kompresörler tamamen ithal girdi. Yan sanayicilerimiz biraraya gelerek bu tür üretimleri yapıyor hale gelmeliler. 

BEYSAD’la ilgili görüşleriniz ve BEYSAD’dan beklentileriniz nelerdir? Türk yan sanayi olarak strateji belgesi çalışması yanında, bizler sizler için farklı neler yapabiliriz?

Türkiye’de çok önemli beyaz eşya sanayicileri bulunuyor. Ülkenin bu sektörde kadar bu öne çıkmasının en büyük sebebi ise beyaz eşya yan sanayileri. Bu büyük grubun organize bir yapı içinde olması, teknolojiyi ve yeni trendleri takip edip sürekli gelişmesi önemli. BEYSAD bu konuda önemli bir liderlik yapıyor. Takip ettiğim kadarıyla otomotivle birlikte beyaz eşya yan sanayicileri doğru ve güçlü bir dernek yapısına sahip. 

Birlikte çalışabilmek çok önemli. Her iki tarafın da birbirinden öğrenecekleri var. Eğer liderliğimizi sürdürmek istiyorsak daha fazla birlikte çalışmalıyız. Genelde Ar-Ge faaliyetleri ana sanayiler tarafından yürütülüyor ve bilgiler sizlere aktarılıyor. Yan sanayilerimizin özellikle Ar-Ge’ye önem vermesi çok önemli. 

Teknolojik faaliyetlerimizi geliştirip bunları ekonomik toplumsal faydaya çevirebilirsek yetkinlik kazanır ve rekabet etkinliğimizi arttırırız. 

 
  
  BEYSAD Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği © 2011 Tasarım: DF