• Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

    Get Adobe Flash player

 
Etkinlikler
Aynur Nacak Röportajı (Tecasa Isı) (Ekim 2008)

Değerli Okurlar;

Bu sayımızın röportaj konuğu üyelerimizden Tecasa Isı Firması’nın Mali ve İdari İşler Müdürü Sayın Aynur Nacak… Türkiye’de kadın olmanın getirdiği zorluk ve sorumlulukla kadın yönetici olmanın da zor olduğunu bilen; ama hem kariyerinde belli yerlere ulaşabilmiş hem de 10 yaşında bir kız annesi olmuş Aynur Hanım. Güçlü, dinamik kişiliğiyle ve samimi yanıtlarıyla dergimize konuk oldukları için kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

“Aynı hedefe kilitlenmiş insanlar daima başarılı ve güçlü olurlar.”

Bize kendinizden ve şirketinizden söz eder misiniz?

Merhaba. Ben Aynur Nacak. 26.10.1971 yılında Ankara’da doğdum. Evliyim ve Gökçe adında 10 yaşında bir kızım var. İlk, orta ve lise eğitimimi  Ankara’da tamamladım. Üniversite Lisans eğitimimi Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde; Yüksek Lisansımı Ankara’da Ahmet Yesevi  Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme ana bilim dalında yaptım. Aynı üniversitenin İşletme bölümünde araştırma görevlisi olarak çalıştım. (1996-98)

Yüksek lisans eğitimim bitince üniversiteden ayrıldım ve özel sektörde çalışmaya karar verdim. 2001 yılında Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik stajına başladım ve 2004 yılında Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ruhsatı aldım. 2005 yılında Tecasa Isı Kontrol A.Ş.’de muhasebe sorumlusu olarak çalışmaya başladım ve 2007 yılında Mali ve İdari İşler Müdürü oldum. Şirketimiz %100 İspanyol yatırımıdır. 150 çalışanı ile Türkiye’de ECA grubuyla birlikte ikinci termostat üreticisiyiz. Şirketimiz, yurtiçi yurtdışı önemli firmalarla çalışmaktadır. Şirketimiz kurulduğu ilk yıllarda yurtdışı piyasasına daha fazla pay ayırmış. Daha sonra ülkemizdeki ihtiyaç göz önünde bulundurularak yurtiçi pazarına da önemli ölçüde girmiştir. 

Nasıl sanayi işine girdiniz? Nasıl bir yöneticisiniz?

Özel sektör dinamizmi beni daima heyecanlandırmıştır. Üniversiteye başladığım ilk yıldan itibaren hep özel sektörde çalışmayı arzuladım. Kendimi özel sektörde daha yaratıcı ve özgür hissediyorum. Bu nedenle akademik kariyerimi yarım bıraktım. Doğal olarak da kendimi sanayinin içinde buldum.

Ben hiçbir işin diğerinden daha az veya daha fazla önemli olduğunu düşünmem. Bütün işler kutsaldır ve iyi yapıldığında daima güzellikler ortaya çıkar. Takım çalışmasına inanan bir insanım. Firmanın, kapıdaki güvenlikten içeri girince, sekreteryadan en üstteki genel müdüre kadar bir bütün olduğuna inanıyorum. Aynı hedefe kilitlenmiş insanlar daima başarılı ve güçlü olurlar. Birlikte çalıştığım iş arkadaşlarıma hep bunu hissettirmeye çalışıyorum.


Çocukluğunuzda "büyüyünce ne olacaksın?" sorularına verdiğiniz yanıtları hatırlıyor musunuz?  

Çocukluğumda tabi ki sanayiden habersizdim. Sanayide çalışacağım, mali müşavir olacağım demiyordum. Polis olmak istiyordum. Dedim ya, dinamizmi seviyorum.


İyi ki sanayinin içindeyim, diyebiliyor musunuz? Yoksa keşkeleriniz var mı?

Evet iyi ki sanayinin içindeyim. Özel sektöre atılmaktan hiç pişman olmadım. Ülke ekonomisinin nabzı burada atıyor. Dünya ekonomisini etkileyen her türlü olumlu, olumsuz olayları sanayide hissediyoruz. Bu beni heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor. Galiba dünyadan bihaber yaşamak istemiyorum. 

Neden sektörünüzde kadın şirket yönetici oranı çok düşük?

Türkiye’de kadın yönetici olmak gerçekten çok zor. Kadınlar daha az başarılı olduğu için değil sadece kadın olmak zor olduğu için sektörde kadın sayısı az. En başta yöneticiler kadın yöneticiyi işe alırken tedirginler. Kadın ya bekar ya anne. Evliyse çocukları, kocası ve bir yığın sorumlulukları var. Bekarsa yarın bir gün evlenecek, çocuk sahibi olacak, kocası olacak, tam işi öğrenmişken belki de tazminatını alıp ayrılacak. Bu sorumluluklar patronları ve üst düzey yöneticileri endişelendiriyor. Doğum iznine ayrılan kadın yöneticinin yerine bir tane nöbetçi yönetici bulamıyorsunuz. Ama erkekler için bu tür zorluklar ve sorumluluklar yok. Bu nedenle daha fazla erkek yönetici var. Ve şunu eklemek istiyorum; eğer kadın yönetici iseniz ‘’en‘’ olmak zorundasınız. Tercih edilebilmek için cidden  bir şeyleri çok iyi yapmalısınız.


Diğer ülkelerde oranlar daha mı farklı? Bu konuyu araştırdınız mı?

Diğer ülkeler bu sorunları bize nazaran aşmış durumdalar. Yabancı bir firmada olduğum için bunu çok iyi gözlemleyebiliyorum. Yabancılar için erkek, kadın fark etmiyor. İşini yapsın yeter. Sanırım daha demokratikler. Zaten yabancı firmada çalışan kadın da bu eşitliği  gördüğü  için ne doğum ne de evlilik nedeniyle kolay kolay işinden ayrılmıyor. Yabancılarda gerçekten fırsat eşitliği var.


Kendinizi başarılı buluyor musunuz? Yoksa erkekler daha mı başarılı?

Amatör ruhla çalışmayı sevdiğim için çok başarılıyım demek istemiyorum. İşler yolunda gidiyor ama her zaman yapılacak ve öğrenilecek şeyler vardır. Çünkü dünya sürekli kendini yeniliyor, ben buna ayak uydurmaya çalışıyorum.


Sektörde kadın yönetici olmanın avantaj ve dezavantajlarından bahseder misiniz?

Sanayi dışarıdan bakıldığında erkek işi gibi duruyor ama içine girince hiç de öyle değil. Kadın eli değen her yer güzel ve kadının aşamayacağı sorun olduğuna inanmıyorum.


Son söz ve yorumlarınızı alabilir miyiz?

Çok keyifli bir röportaj oldu çok teşekkür ederim.

 
     
  BEYSAD Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği © 2011 Tasarım: DF